6 Mayıs 3 Darağacı

6 MAYIS 3 DARAĞACI

O gün erken doğdu kıpkızıl güneş
Altı mayıs günü üç darağacı
Dağların başında tutuştu ateş
Altı mayıs günü üç darağacı

Toplandı katiller okundu ferman
Dalgalandı Deniz, kükredi Arslan
Çoktan bu ölüme hazırdı İnan
Altı mayıs günü üç darağacı

Çorak topraklarda tohum saçtılar
Ne korktular ne kavgadan kaçtılar
Gülerek ölüme kucak açtılar
Altı mayıs günü üç darağacı

Son bir defa haykırdılar dünyaya
Devam edin devam edin kavgaya
Cellat tekmeyle vudu sehpaya
Altı mayıs günü üç darağacı

Zamaniyim kırılacak bu çarklar
Zulüm yok olacak kurtulur halklar
Asırlar geçsede anılacaklar
Altı mayıs günü üç darağacı

Barış

 

BARIŞ

Çocuğun gördüğü düştür barış,

annenin gördüğü düştür barış,
ağaçlar altında sevdalıların sevda sözleridir barış;
Gözlerinin içinde uçsuz bucaksız bir
gülümseme elinde yemiş dolu bir zembil ve
alnında ter tomurcukları,
Pencerede suyu soğutan testideki damlalar gibi;
Akşam üstü eve dönen babadır barış,
Dünyanın yüzünde yara izleri kapanırken
ağaçlar diktiğimizde
havan mermilerinin kazdığı çukurlara;
Yangının kavurduğu yüreklerde
ilk tomurcuklarını açarken umut
ve ölüler kanlarının boşa gitmediğini bilerek
yana dönüp içerlemeksizin uyuyabildiklerindedir
barış…
Barış yemek kokusudur tüten,
Aksamlayın
arabanın yolda durmasının korkutmadığı,
Kapı çalınmasının dost demek olduğu,
Ve pencereyi saat başı açmanın renklerinin uzaktaki çanlarıyla
gözlerimizin bayram etmesini sağlayan
gökyüzü demek olduğu zamandır barış;
Barış bir bardak sıcak süt ve bir kitaptır,
Uyanan çocuk önünde
başaklar birbirlerine eğilip işte ışık ışık ışık dedikleri
Ve ufuk çemberi ışıkla dolup taştığı zamandır barış;
Hapisaneler onarılıp kitaplıklar yapıldığı zaman,
Eşikten eşiğe bir türkü yükseldiği zaman
geceleyin,
Cumartesi akşamları mahalle berberinden çıkan yeni tıraş olmuş
bir işçi gibi baharda ay buluttan çıktığı zamandır barış;
Geçmiş gün yitirilmiş bir gün olmadığı, sevinç yapraklarını akşamın içine salan bir kök ve kazanılmış bir gün hak edilen bir uyku olduğu zaman acıyı kovmak için zamanın dört bir bucağından güneşin hemen ayaklarını bağladığını duyduğun zamandır barış…….
Barış ışınlar demetidir yaz ovalarında iyilik alfabesin tanın dizlerinde,
Kardeşim dediğin yarın kuracağız dediğin zaman kuracağız dediğimizi kurunca
türkü çağırdığımız zamandır barış;
Ölüm yüreklerde az yer kapladığı ve güvenli parmaklarla
mutluluğu gösterdigi zaman bacalar;
ikindi vaktinin büyük karanfilini
ozan ve proleter aynı şekilde kokladığı zamandır barış;
insanların sıkışan elleridir barış,
Dünyanın masasındaki ekmektir,
Gülümsemesidir annenin
Budur yalnızca
başka bir şey değildir barış
Ve toprakta derin yarıklar açan sabahlar
tek bir sözcük yazarlar,
Barış başka bir şey değil barış;
Dizelerimin rayları üzerinde
buğday ve güller yüklenmiş geleceğe doğru yol alan bir trendir barış,
Kardeşlerim barış içinde derin derin soluk alıyor tüm dünya bütün düşleriyle
verin ellerinizi kardeşlerim işte budur barış…..

Yannis Ritsos


Hafıza

Puzzle

 

 

HÜSEYİN BAYRAKÇI

BEN KÖYÜMÜ ÇOK SEVİYORUM

Şu köyümün tozundan toprağından

Ben köyümü çok seviyorum

Oksijen veren yaprağından

Ben köyümü çok seviyorum

Onur veren çilesinden

Haksızlıktan hilesinden

Çamur denilen belasından

Ben köyümü çok seviyorum

İnsanları doğru yolda

Çalışırlar solda sağda

Mutlu olurlar böyle halde

Ben köyümü çok seviyorum

Temiz su temiz havası

Böyle yaratılmış doğası

Bayrakçı köyde yuva kurası

Ben köyümü çok seviyorum

HÜSEYİN BAYRAKÇI


HÜSEYİN BAYRAKÇI

BENİM MEMLEKETİM BANA GÜZELDİR

 

Neylerim ellerin bahçesini bağını

Benim memleketim bana güzeldir

Çok özledim deresini dağını

Benim memleketim bana güzeldir

 

Çağlayan dereleri,akan çayları

Gelinler,kızlarçeker halayları

Arşa çıkar bütün hay hayları

Benim memleketim bana güzeldir

 

Dağında ormanı ardıcı meşesi

Uçar toyları kekliklerin sesi

Her bir taşı sanki ciğerimin köşesi

Benim memleketim bana güzeldir

 

Bayrakçı memleketim Edirne’den Karsa

Çok seviyorsun köyünü bilmem ne varsa

Gitmeyesin gurbete kapılırsan hırsa

Benim memleketim bana güzeldir

HÜSEYİN BAYRAKÇI