Seyyit Baba

SEYYİT BABA YATIRI

Seyyit Baba, Selçuklular döneminde yaÅŸamış ve bu yörede ÅŸehit düÅŸmüÅŸ bir Alp-Erendir. Seyyit Baba yatırı,DivriÄŸiye 24 km. uzaklıktaki AkmeÅŸe (Ziniski) köyündedir.DivriÄŸi yönündeki en önemli ziyaret yerlerinden biridir.Her DivriÄŸili ömründe en az bir defa olsun burasını ziyaret etmiÅŸtir. Seyyit Baba türbesi kare planlı olup üzeri piramit külahla örtülüdür.Türbe etrafını baÅŸka yapılat çevirmiÅŸtir. Türbe içerisinde beÅŸ kabir bulunmaktadır.İlk kabir Seyyit Babaya aittir.İkinci kabir Seyyit babanın hanımına,üçüncü kabir oÄŸlu Abdurrahmana dördüncü kabir kızı Sakineye ve beÅŸinci kabirde hizmetçisi Arapa ait bulunmaktadır.Bunlar tahta sandukalar olup üzerleri renkli kumaÅŸlarla örtülüdür. Necdet SakaoÄŸlu,Seyyit Baba türbesi ve tekkesi hakkında ÅŸu bilgiyi vermektedir.

Ziniskideki Seyyit Baba tekkesi,çevrenin en ünlü tekkesi olarak yüzyıllardır üne sahiptir.BulunduÄŸu Ziniski köyüne ayrı bir ÅŸahsiyet kazandırmıştır.GeniÅŸ bir mezarlık alanı içinde yer alan tekke ve türbenin etrafında kocamış dut aÄŸaçları dikkati çeker.Fakat artık tekke ve bitiÅŸik türbe eski görüntüsünü kaybetmiÅŸtir.Yakın yıllarda harabiyeti nedeniyle köylüler ve bu tekkeye özel baÄŸlılık gösterenler iÅŸbirliÄŸi yaparak kaba fakat saÄŸlam tarzda bölmeleri,bu arada kümbet biçimli türbeyi yenileme çabasına girmiÅŸler ve tabii eskiyi bütün bütün ortadan kaldırmışlardır.Yalnız,tekkenin giriÅŸ kısmındaki örtme ve kurban yeri kerpiç özelliÄŸi ile bozulmamıştır.

Tekke,beÅŸ bölümden meydana gelmektedir.En dışta kıble yönünde örtme ve giriÅŸ kapısı ile kiler kapısı ve saÄŸda kurban yeri bulunmaktadır.Kurban yeri küçük bir odadır.Örtme,dört ahÅŸap direk üzerine kiriÅŸlerle baÄŸlanmış iki yanı açık bir sundurmadır.Buradaki bir kapıdan girilen kiler,eskiden tekkenin her türlü erzaklarının saklandığı bir yerse de bugün (1974) boÅŸtur.

Örtmedeki asıl kapı,eÅŸiÄŸi,çivileri,tokmağı,halkası her ÅŸeyi ile kutsal sayılmış,çiviler çakılmış,paçavralar baÄŸlanmış,eÅŸikten kıymıklar koparılmıştır.Bu türbenin kapısına özellikle çocuÄŸu olmayanlar ısrarla yüz sürmekte,böyle bir ziyaretten sonra çocukları olursa,tekrar tekkeyi ziyaretle kurban kesmekte,doÄŸan erkek çocuklarına Seyit adını vermektedir.Bu kapıdan aÅŸevi ve mescit olan asıl mekana girilir.

Küçük birkaç kafa penceresi ile aydınlanan ve hiçbir mimari özellik taşımayan burada,kıble duvarı üzerinde basit bir mihrap niÅŸi bulunmakta,bir köÅŸede ise tekkenin kalabilmiÅŸ eski eÅŸyalarından ÅŸamdanlar,kazanlar,tepsi,kab-kacak,kilim,hasır,örme seleler,ÅŸemseli,püsküllü seleler vs. görülür.
Mescidin batı duvarındaki basık bir kapıdan ki bu kapı bilhassa basık konulmuÅŸ,girenlerin mecburen eÄŸilmeleri saÄŸlanmak istenmiÅŸtir- türbeye girilir.

TÜRBE :
Åzimdi burası uzun bir dikdörtgen biçiminde olup kapının tam karşısındaki Seyyit Baba mezarı üstüne gelen tavan bölümünün eski külah tarzına yakın bir çatı ile örtülmesi düÅŸünülmekte olduÄŸunu ilgililer söylemiÅŸlerdir.
EdindiÄŸimiz bilgilere göre,türbe-tekkenin orijinal biçimi ÅŸöyleydi: Ortada büyük kürevi kubbesi ile camii duvarı üzerindeki kafesli penceresi (hacet penceresi) vardı.Kiler,kurbanlık,örtme;bilahare (sonradan) eklenmiÅŸ kerpiç müÅŸtemilat olup asıl camii ve türbe muntazam karo taÅŸ örgü ve çok güzeldi.Dıştan türbenin üzeri külah biçiminde,caminin üstü yuvarlak kubbe olarak görülüyordu.Bizim çizdiÄŸimiz plan ise ÅŸimdiki durumu yansıtmaktadır.

Türbe-tekke ile ilgili herhangi bir kitabenin varlığı tespit edilememiÅŸtir.Türbedeki ahÅŸap sandukalar ise basit yapılıdır ve altları kerpiç örgülüdür.Bunlardan en baÅŸtaki Seyyit Baba olarak tanımlanır.Yine yakın tarihlere kadar bu sandukalardan bir kaçının başında birer yeÅŸil sancak asılı bulunmaktaydı.Süsleme,mimari tarz vs. gibi tarihlemeyi kolaylaÅŸtıracak hiçbir ipucu görülmez.

Bugün küçük bir köy olan AkmeÅŸe (Ziniski), Osmanlılar döneminde oldukça büyük bir kasabaydı.Sivastan DivriÄŸiye gelen (1650) Evliya Çeleb,Ziniski hakkında ÅŸu bilgiyi verir. "Sonra Karabeli aşıp YaÄŸbasan köyüne geldik.Bütün halkı Müslümandır.Meli Dede tekkesi adıyla büyük bir tekkesi vardır.Buradan yine DoÄŸuya gidip Zefeski (Ziniski) köyüne geldik.Kasaba büyüklüÄŸünde baÄŸlı,bahçeli,camii,hamamı,hanı ve pazarı olan güzel bir köydür.Fırat (Çaltı) nehrinin kenarında ise de yine Sivas tarafına düÅŸer.İstanbulda BaÅŸbaki Kulu olan İbrahim AÄŸanın köyüdür. BilindiÄŸi gibi Osmanlı maliye teÅŸkilatında birinci derecede tahsil memuruna BaÅŸbaki Kulu denilmekteydi.

SEYYİT BABANIN TARİHİ ve MENKİBEVİ HAYATI :
Mezar taşı kitabesi bulunmayan Seyyit Babanın tarihi kiÅŸiliÄŸi hakkında yeterli bilgilere sahip deÄŸiliz.Çevre halkı arasında yaygın söylenti Seyyit Babanın Mengücekler döneminde Åzahların sancaktarı olduÄŸu ve buradaki bir savaÅŸta ÅŸehit düÅŸtüÄŸüdür.Bu nedenle ona ÅŸehit gözüyle bakılır.Büyük saygı gösterilir.
Ersin Gülsoy,1519 tarihli evkaf defterinde Ziniski köyünde bulunan zaviyenin Åzeyh Osman Zaviyesi olarak geçtiÄŸini kaydeder.Necdet SakaoÄŸlu ise Åzeyh Osman zaviyesi hakkında ÅŸu bilgileri verir.Tahrir kayıtları arasında Seyyit Babayı tereddüde (ÅŸüpheye) açık yön kalmaksızın Åzeyh Osman adı ile buluyoruz.Åzu kadar ki yaÅŸadığı zaman konusunda tam bir kararlama yapmaksızın Tarihsiz olan ve Kanuni devrinde DivriÄŸide yapılan tahrirlerin ilki olduÄŸu sanılan defterde Zaviye-i Åzeyh Osman baÅŸlığı ile ilginç not yer almaktadır. Karye-i Ziniski,tabii nahiye-i Ziniski,cemaat-ı derviÅŸan Zaviye-i Åzeyh Osman hizmetkarlarıdır.Denilmekte ve derviÅŸan sayısı verilmektedir.Aynı asırda Erikli köyü için ise Karye-i Erüklü,tabii nahiye-i Ziniski,tamam vakfiyesi Zaviye-i Åzeyh Osman denilmekte,ayrıca türbeye bitiÅŸik mescit için de Karye-i Ovacık,tabii nahiye-i Ziniski,tamam malikhanesi Mescid-i Ziniski olarak belirtilmektedir.
Burada dikkati çeken husus,Ziniskide Kanuni devrinde tekkeye baÄŸlı olarak yaÅŸayan ve ömürlerini buranın azad kabul etmez hizmetkarları olarak geçiren kalabalık bir derviÅŸ grubunun bulunduÄŸudur.Ayrıca,türbe ve mescid için ayrı ayrı vakıflar tesis edilmiÅŸtir. Yine Kanuni devrine ait H.937 (1530) tarihli Mufassal tahrir defterinde ise Vakf-ı Medrese-i Ziniski haliya harab olub amelden kalduÄŸu ecilden karye-i mezbura mescidi evkafına ilhak olunmuÅŸ ana tasarruf olunur imiÅŸ denilmekte,Ziniskideki eski medresenin daha o tarihlerde tatil olması sebebiyle vakfının ilgili mescide devredildiÄŸi iÅŸaret edilmektedir.Bu baÅŸlık altında,Ovacık-ı Süflanın tamam malikhanesi ile Ziniskideki üç tarlanın ve mahiyeti bildirilmemiÅŸ diÄŸer bir mülkün Mescid vakfı olduÄŸu anlaşılmaktadır.Alttaki hadisede ise Mescid-i mezburenin tevliyetine Mehmet Bin Abdülkerim berat-ı padiÅŸahı ile mutasarrıf gösterilmiÅŸtir. Bu tahrir defterinde, zaviye için ise ayrı bir baÅŸlık altında vakfedilen köy,mezra,tarla ve bostanlar yazılmıştır: Ziniskiye baÄŸlı Belmen(?),Yuvalar mezraları,Erüklü köyü,Ziniski köyündeki MamaÅŸlu,Kutbağı,Osman Bağı,Yahya DaniÅŸmend Bağı,Kara Balabansı,Hacı Hasan Vakfı,Garip Tarla adlarını taşıyan,bazıları isimsiz bırakılmış ceman 10 tarla (Garip Tarla,YaÄŸlıca mezrasında) ile harap bir bostandan ibaret oldukça zengin bir vakıf tesis edilmiÅŸtir.Ancak alttaki haÅŸiyede vakfiyesinin görülmediÄŸi,yalnız vakıflığının tespit edildiÄŸi bildirilmektedir.

Bu durum ise Åzeyh Osmanın yaÅŸadığı takribi dönem konusunda bir yorumda bulunmamızı engeller.Yalnız onun XVI.yüzyıldan önceye ait bir sima olduÄŸunda ÅŸüphe yoktur.Herhalde daha önce de belirttiÄŸimiz gibi Anadolunun TürkleÅŸmesi döneminde çevrede etkin olmuÅŸ bir Türkmen Åzeyhidir.KiÅŸiliÄŸi konusunda saygı göstermektedirler.Fakat belgelerde,ÅŸimdi rastlanmayan ÅŸeyh lakabının yerine günümüzde adı ve ÅŸeyhliÄŸi unutularak bu Seyyit ve Baba ismi geçerli olmuÅŸtur.İbrahim AslanoÄŸlu,Seyyit Babanın menkibevi kiÅŸiliÄŸini anlatan Menakıb-ı Seyyit Baba adlı bir eserinin olduÄŸunu;fakat bu eserin I.Dünya savaşı yıllarında kaybolduÄŸunu söylemektedir.

Kaynak : DivriÄŸi Evliyaları (Kutlu ÖZEN)

*******************

SEYYİT BABA
Sabah erdim vardım Seyyid Baba’ya
Yüzüm sürdüm ÅŸehitlerin taşına
Dolandım tecella kıldım dergah
Vardım düÅŸtüm sancağının başına

Bir ismi Hayder’dir,bir ismi ALİ
Sancağı Cennet’te geldi bu veli
Hak nazar eyledi doldu bu dolu
Canım kurban kadeh sunan eline

Ol Sultan Saçlı’yı yanına aldı
İsteyen kulların muradın verdi
Kızıl Elma’ya dek kafiri kırdı
Yüz sürerek kümbedinin taşına

LaÅŸker-i Abdal’a çıkıyor eli
Kimsenin kalmadı kendiye dili
İmam Hüseyin ile BektaÅŸ-ı Veli
Canım kurban beratına,işine

Kara Pirbat Al-i Aba yarıdır,
Koca LeÅŸker günahları arıtır
Sultan AÄŸu’çen cümlenin piridir
Yüz sürelim eÅŸiÄŸine başına

Fakir Edna’m der ki babına varsam
YeÅŸil sancağına yüzümü sürsem
Ölmeden açsam da görsem
Gör üstadım Hatayi’nin iÅŸi ne…
(İbrahim AslanoÄŸlu-DivriÄŸi Åzairleri)